Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.
Aktivasyon mailiniz gelmediyse buraya tıklayın.
Eylül 05, 2010, 10:02:19 ÖS
Ana Sayfa Yardım Ara Giriş Yap Kayıt
Duyurular: Erciyesspor Taraftar Sitesine Hoş Geldiniz || www.erciyessporum.com

+  Erciyesspor Taraftar Sitesi - Forum
|-+  Erciyessporumuz
| |-+  Serbest Bölge
| | |-+  Sevdiğiniz Şiirler
« önceki sonraki »
Sayfa: 1 2 3 [4] Yazdır
Gönderen Konu: Sevdiğiniz Şiirler  (Okunma Sayısı 1140 defa)
M.Ali Özdemir
Administrator
*****
Offline Offline

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 1499



WWW
« Yanıtla #45 : Şubat 11, 2010, 10:00:41 ÖS »

Birde dinlemenizi tavsiye ederim...

SEVEBİLME İHTİMALİ

Soğuk ve şehirlerarası otobüslerde vazgeçtim çocuk olmaktan
Ve beslenme çantamda otlu peynir kokusuydu babam...
Ben seninle bir gün Veyselkarani'de haşlama yeme ihtimalini sevdim.
İlkokulun silgi kokan, tebeşir lekeli yıllarında
Ankara'da karbonmonoksit sonbaharlar yaşanırdı o zaman
özlemeye başladım herkesi...
Ve bu hasret öyle uzun sürdü ki, adam gibi hasretleri özlemeye başladım sonra..
Bizim Kemalettin Tuğcu'larımız vardı...
Bir de camların buğusuna yazı yazma imkanı...
Yumurta kokan arkadaşlarla paylaşılan kahverengi sıralarda,
solculuk oynamaya başladık..
Ben doktor oluyordum sen hemşire, geri kalanlar kontrgerilla...
Kırmızı boyalarla umut ikliminde harfler yazılıyordu pütürlü duvarlara ve
Türk Dil Kurumu'na inat bir Türkçeyle...
Ağbilerimizden öğrendik, S harfinden orak çekiç figürleri türetmeyi..
Ankara'ya usul usul karbonmonoksit yağıyordu.
Ve kapalı mekanlarda sevişmeyi öneriyordu haber bültenleri.
Oysa Ankara'da hiç sevişmedim ben.
Disiplin kurulunda tartışılan aşkım olmadı benim..
Sınıfça gidilen pikniklerde kıçımıza batan platonik dikenleri saymazsak..
Ankara'ya usul usul kurşun yağıyordu..
Ve belli bir saatten sonra sokağa çıkmamayı öneriyordu haber bültenleri.
Oysa hiç kurşun yaram olmadı benim
Ve hiç bir mahkeme tutanağında geçmedi adım
Çatışmaların ortasında sevimli bir çocuk yüzüydüm sadece
Sana şiirler biriktiriyordum fen bilgisi defterimde, ama sen yoktun
Ben, senin beni sevebilme ihtimalini seviyordum, suni teneffüs saatlerinde
Okul servisi seni hep zamansız, amansızca bir lojman griliğine götürüyordu
Ben, senin benimle Tunalı Hilmi Caddesi'ne gelebilme ihtimalini seviyordum.

Ben, senin beni sevebilme ihtimalini seviyordum.

Yaz sıcağı toprağa çekiyor da tenimin çatlamaya hazır gevrekliğini
Sonra otobüs oluyordum, kırık yarık yolların çare bilmez sürgünü
Ne yana baksam dağ ve deniz sanıyordum
Muş ovasının yalancı maviliğini
Otobüs oluyordum bir süre
Yanımızdan geçen kara trenlerle yarışıyordum, yanağım otobüs camının garantisinde
Otobüs oluyordum
Bir ülkeden bir iç ülkeye
Çocukluğuma yaklaştıkça büyüyordum.
Zap suyunun sesini başına koyuyordum şarkılarımın listesinin
Korkuyordum
Sonra iniyordum otobüsten
Çarşıdan bizim eve giden, ömrümün en uzun,
ömrümün en kısa, ömrümün en çocuk,
ömrümün en ihtiyar yolunu koşuyordum.
Çünkü sonunda annem oluyordum, babam kokuyordum sonunda..
Soğuk ve şehirlerarası otobüslerde vazgeçtim çocuk olmaktan
Ve beslenme çantamda otlu peynir kokusuydu babam
Ben seninle bir gün Van'daki bir kahvaltı salonunda
Ben seninle sadece bilmek zorunda kalanların bildiği
bir yol üstü lokantasında
Ben seninle, Ağrı dağına mistik ve demli bir çay kıvamında bakan
Doğubeyazıt'ın herhangi bir toprak damında
Ben seninle herhangi bir insan elinin
terli coğrafyasında olma ihtimalini sevdim

Ben senin, beni sevebilme ihtimalini sevdim!

 YILMAZ ERDOĞAN
Logged



"Bir gün, istiklâl ve cumhuriyeti müdafaa mecburiyetine düşersen, vazifeye atılmak için, içinde bulunacağın vaziyetin imkân ve şeraitini düşünmeyeceksin!
ergün38
Deneyimli Üye
***
Offline Offline

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 374



« Yanıtla #46 : Şubat 14, 2010, 01:54:38 ÖS »

Bizim Memleket

İçinden tanırım ben o elleri,
Onlar ki zahirde viran olurlar;
Ardıçlı dağları, çamlı belleri
Aşanlar şi'rine hayran olurlar.

Dökülür köpüklü sular yarından,
Baharlar yaratır kışın karından;
İçenler sihirli pınarlarından
Şöyle bir silkinir, ceylan olurlar!..

Orada yaşayan erlerin içi
Bir yaşta yoğurur derdi, sevinci;
Onlar ki sabansız, tarlasız çiftçi,
Davarsız, kavalsız çoban olurlar.

Başıboş, kırlara salar tayını,
Elinden düşürmez okla yayını;
Ellere bırakır zafer payını,
Memleket yolunda kurban olurlar...

Faruk Nafiz Çamlıbel
Logged

Filiz
Yeni Üye
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 93



« Yanıtla #47 : Şubat 27, 2010, 10:00:28 ÖÖ »

KORKMUYORUM SENi SEVMEKTEN

Kaçmaya çalıştığın gerçek
Birgün karşına çıkacak.
Ve işte o gün
Kaçacak yerin olmayacak.
Ben senin varlığını seviyorum
Yokluğunu seviyorum
Sana ulaşamadığım dakikalarda.
Seni duymayı
Seni özlemeyi
Hiç görmesem bile seninle olmayı seviyorum.
Hiç korkmuyorum seni sevmekten.
Senin gülüşünü seviyorum.
Her bana bakışında
Gözlerinede okuduğum o duyguyu
Gözlerindeki gözlerimi seviyorum.
Gönlünü seviyorum
Özünü seviyorum senin
Dudaklarındaki sözlerimi seviyorum
Yine de korkmuyorum seni sevmekten.
Ben sendeki o sıcaklığı
Sana olan uzaklığı seviyorum.
Yanaklarından akan göz yaşlarını
En çok dağınık olduğunda saçlarını
Beni arayan ellerini seviyorum.
Yalnızlığımı seviyorum sebebi sensen
Ayrılığını seviyorum
En çok yalnız kaldığımda
Beni bulan gönlünü seviyorum.
Ben en çok senin bana olan
Sevgini seviyorum.
İçimden haykırmak geliyor.
Dünyaya sığdıramadığım seni
Kalbime sığdırmak geliyor.
Ağlamak geliyor seni görmezsem
Özlemek geçiyor içimden seni
Sevmek geçiyor.
İçimden sana doğru giden
Bin bir türlü yol geçiyor.
İçimden sen mutlu olacaksan
Ölmek bile geçiyor gülüm.
Yine de korkmuyorum seni sevmekten.
Ben yalnızca seni seviyorum
Ne o muhteşem güzelliğin
Ne kalbimdeki özelliğin
Ne de sevdiğim için değil
Seni yalnızca sen olduğun için
Ruhun için
Kalbin için
Aklın ve sevgin için seviyorum seni.
Ben seni en çok kendim için seviyorum
Belki de ilk defa bencil oluşumu
Sana borçlu olduğum için.
Seni her şey için seviyorum.
Ve sahip olmadığım
Hiçbir şey için.
Yine de korkmuyorum seni sevmekten.
Her dakika seninle olmayı seviyorum.
Gözlerimi her açtığımda
Aklıma gelişini seviyorum.
Her gece uyumadan önce
Seni sevdiğim aklıma gelince
Sensiz uyumayı bile seviyorum
Uyumadan önce seni düşününce.
Ben seni en çok
Umutsuzluğumda beni bulduğun için seviyorum.
Yine de korkmuyorum seni sevmekten.
Ben seni bu şehirde olduğun için değil
Benimle aynı toprağa ayak bastığın için
Benimle aynı gökyüzünü paylaştığın için seviyorum.
Geceleri benim yüzüme vuran ay ışığı
Senin de gözlerine vurduğu için seviyorum.
Benim kemiklerimi ısıtan yaz güneşi
Sana da sıcaklık veriyor diye seviyorum seni.
Beş bin yaşındaki bu dünyada
Benimle aynı zamanı paylaştığın için seviyorum.
Ben seni benimle yaşadığın için
Benden hiç gitmediğin için seviyorum
Beni hiç terketmediğin için.
Ellerini seviyorum tanrıya açıldığında
Kalbini seviyorum kapıları açıldığında
Ve gözlerini seviyorum
Her karşımda kapanıp açıldığında.
Bana baktığında
İçimde yakaladığın coşkumu seviyorum
Her bana baktığında
Seni sevdiğimi hatırlamayı seviyorum.
Yine de korkmuyorum seni sevmekten.
Her kibrit çaktığımda
Alevin içinde seni görmeyi seviyorum.
Her sigara yaktığımda
Dumanın şeklinde seni görmeyi seviyorum.
Her bana baktığında
O kadar çok seviyorum ki seni sevmeyi
Yalnızca sen olduğun için hayatımda
Kendimi bile seviyorum
Sen olunca aklımda.
Kalbimi seviyorum seni seviyor diye
Gözlerimi seviyorum seni görüyor diye.
Ruhumu seviyorum seni ruhuna
Bu kadar yakın diye.
Varlığımı seviyorum
Sırf sana borçlu olduğum için
Mutluğumu seviyorum.
Gülümsememi seviyorum seni düşününce
Ayakta kalışımı seviyorum sebebi sen olunca
Yine de korkmuyorum seni sevmekten.
Ben sana olan sevgimi yazan
Kalemimi seviyorum.
Senin adını yazdığım kağıdı seviyorum.
Sana olan sevgime benzettiğim
Her sevgiyi seviyorum.
Bana seni hatırlatan herşeyi
Sana giden yolları seviyorum.
O kadar çok seviyorum ki seni
Seni kaybetmek korkusunu bile
İçinde yalnızca sen olduğun için
Sana karşı duyduğum bir duygu olduğu için
Korkumun sebebinde sen olduğun için seviyorum.
Yine de korkmuyorum seni sevmekten.
Yine de korkmuyorum seni sevmekten.
Seni seviyorum.

Talha Bora ÖGE
Logged
M.Ali Özdemir
Administrator
*****
Offline Offline

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 1499



WWW
« Yanıtla #48 : Mart 15, 2010, 08:36:29 ÖS »

Kirilsin ellerimneye yariyor
Gencligimgidiyor tutamiyorum
Tanrimbana vermis yorgun ayaklar
Bahtimin pesinden kosamiyorum

Ne zaman bitecek Tanrimbu azap
Yarini olmayan gunlere kaldim
Dunyami ben yiktimkendi elimle
Askima bir yuva kuramiyorum

Simdi ne dertliyimne de bahtiyar
Yasimgenc olsa da gonlum ihtiyar
Bir ask icin ben bak diyar diyar
Ecelin pesinden kosar giderim

Ne zaman bitecek Tanrimbu azap
Yarini olmayan gunlere kaldim
Dunyami ben yiktimkendi elimle
Askima bir yuva kuramiyorum


Gülden Karaböcek'in seslendirdiği dinlenilesi şarkı...Tavsiye ederim dinlemenizi.
Logged



"Bir gün, istiklâl ve cumhuriyeti müdafaa mecburiyetine düşersen, vazifeye atılmak için, içinde bulunacağın vaziyetin imkân ve şeraitini düşünmeyeceksin!
ergün38
Deneyimli Üye
***
Offline Offline

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 374



« Yanıtla #49 : Mart 16, 2010, 05:31:41 ÖS »

Yaşayınca Anladım - Can Yücel

Bunca zaman bana anlatmaya çalıştığını,kendimi bulduğumda anladım.
Herkesin mutlu olmak için başka bir yolu varmış,
Kendi yolumu çizdiğimde anladım..
Bir tek yaşanarak öğrenilirmiş hayat, okuyarak,dinleyerek değil..
Bildiklerini bana neden anlatmadığını, anladım..
Yüreğinde aşk olmadan geçen her gün kayıpmış,
Aşk peşinden neden yalınayak koştuğunu anladım..
Acı doruğa ulaştığında gözyaşı gelmezmiş gözlerden,
Neden hiç ağlamadığını anladım..
Ağlayanı güldürebilmek,ağlayanla ağlamaktan daha değerliymiş,
Gözyaşımı kahkahaya çevirdiğinde anladım..
Bir insanı herhangi biri kırabilir,ama bir tek en çok sevdiği, acıtabilirmiş,
Çok acıttığında anladım..
Fakat,hak edermiş sevilen onun için dökülen her damla gözyaşını,
Gözyaşlarıyla birlikte sevinçler terk ettiğinde anladım..
Yalan söylememek değil, gerçeği gizlememekmiş marifet,
Yüreğini elime koyduğunda anladım..
''Sana ihtiyacım var, gel ! '' diyebilmekmiş güçlü olmak,
Sana ''git'' dediğimde anladım..
Biri sana ''git'' dediğinde, ''kalmak istiyorum'' diyebilmekmiş sevmek,
Git dediklerinde gittiğimde anladım..
Sana sevgim şımarık bir çocukmuş,her düştüğünde zırıl zırıl ağlayan,
Büyüyüp bana sımsıkı sarıldığında anladım..
Özür dilemek değil, ''affet beni'' diye haykırmak istemekmiş pişman
olmak, Gerçekten pişman olduğumda anladım..
Ve gurur, kaybedenlerin,acizlerin maskesiymiş,
Sevgi dolu yüreklerin gururu olmazmış,
Yüreğimde sevgi bulduğumda anladım..
Ölürcesine isteyen,beklemez,sadece umut edermiş bir gün affedilmeyi,
Beni af etmeni ölürcesine istediğimde anladım..
Sevgi emekmiş,
Emek ise vazgeçmeyecek kadar, ama özgür bırakacak kadar sevmekmiş...

Can YüceL
Logged

Filiz
Yeni Üye
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 93



« Yanıtla #50 : Mart 27, 2010, 10:29:03 ÖÖ »

 ÖGRENDİM Kİ!
 
 
  Yıllar sonra öğrendim ki...
  Kimseyi sizi sevmeye zorlayamazsınız.
  Kendinizi sevilecek insan yapabilirsiniz,
  gerisini karşı tarafa bırakırsınız.
 
 
  Öğrendim ki...
  Güveni geliştirmek yıllar alıyor, yıkmak bir dakika.
 
 
  Öğrendim ki...
  Hayatında nelere sahip olduğun değil, kiminle olduğun önemli.
 
 
  Öğrendim ki...
  Sevimlilik yaparak 15 dakika kazanmak mümkün,
  ama sonrası için bir şeyler bilmek gerek.
 
 
  Öğrendim ki...
Kendini en iyilerle kıyaslamak değil,
  kendi en iyinle kıyaslamak sonuç getirir.
 
 
  Öğrendim ki...
  İnsanların başına ne geldiği değil,
  o durumda ne yaptıkları önemli.
 
 
  Öğrendim ki...
  Ne kadar küçük dilimlersen dilimle her işin iki yüzü var.
 
 
  Öğrendim ki...
  Olmak istediğim insan olabilmem çok vakit alıyor.
 
 
  Öğrendim ki...
  Karşılık vermek, düşünmekten çok daha basit.
 
 
Öğrendim ki...
  Bütün sevdiklerinle iyi ayrılman gerek,
  hangisi son görüşme olacak bilemiyorsun.
 
 
  Öğrendim ki...
  "Bittim" dediğin andan itibaren pilinin bitmesine daha çok var.
 
 
  Öğrendim ki...
  Sen tepkilerini kontrol edemezsen,
  tepkilerin hayatını kontrol eder.
 
 
  Öğrendim ki...
  Kahraman dediğimiz insanlar bir sey yapılması gerektiğinde,
  yapılması gerekeni şartlar ne olursa olsun yapanlar.
 
 
  Öğrendim ki...
Affetmeyi öğrenmek deneyerek oluyor.
 
 
  Öğrendim ki...
  Bazı insanlar sizi çok seviyor ama,
  bunu nasıl göstereceğini bilemiyor.
 
 
  Öğrendim ki...
  Ne kadar ilgi ve ihtimam gösterseniz,
  bazıları hiç karşılık vermiyor.
 
 
  Öğrendim ki...
  Para ucuz bir başarı.
 
 
Öğrendim ki...
  Düştüğün anda seni tekmeleyeceğini düşündüklerinden bazıları
  kaldırmak için elini uzatır.
 
 
  Öğrendim ki...
  İki insan aynı şeye bakıp tamamen farklı şeyler görebilir.
 
 
  Öğrendim ki..
  Aşık olmanın ve aşkı yaşamanın çok çeşidi vardır.
 
 
  Öğrendim ki..
  Her şartta kendisiyle dürüst kalanlar daha uzun yol yürüyor.
 
 
  Öğrendim ki..
  Hiç tanımadığın insanlar, iki saat içinde,
  senin hayatını değiştirebilir.
 
 
Öğrendim ki.....
  Duvarda asılı diplomalar insanı insan yapmaya yetmez.
 
 
  Öğrendim ki..
  Karşındakini kırmamak ve inançlarını savunmak arasında
  çizginin nereden geçtiğini bulmak zor.
 
 
  Öğrendim ki..
  Gerçek arkadaşlar arasına mesafe girmez.
  Gerçek aşkların da!
 
 
  Öğrendim ki...
  Tecrübenin kaç yaşgünü partisi yaşadığınızla ilgisi yok,
  Ne tür deneyimler yaşadığınızla var.
 
 
  Öğrendim ki..
  Aile hep insanın yanında olmuyor.
  Akrabanız olmayan insanlardan ilgi, sevgi ve güven ögrenebiliyorsunuz.
  Aile her zaman biyolojik değil.
 
 
Öğrendim ki...
  Ne kadar yakın olursa olsunlar en iyi arkadaşlar da ara sıra üzebilir.
  Onları affetmek gerekir.
 
 
  Öğrendim ki..
  Bazen başkalarını affetmek yetmiyor.
  Bazen insanın kendisini affedebilmesi gerekiyor.
 
 
  Öğrendim ki..
  Yüreğiniz ne kadar kan ağlarsa ağlasın
  dünya sizin için dönmesini durdurmuyor.
 
 
  Öğrendim ki..
  Şartlar ve olaylar, kim olduğumuzu etkilemiş olabilir.
  Ama ne olduğumuzdan kendimiz sorumluyuz.
 
 
  Öğrendim ki..
  İki kişi münakaşa ediyorsa,
  bu birbirlerini sevmedikleri anlamına gelmez.
  Etmemeleri de sevdikleri anlamına gelmez.
 
 
  Öğrendim ki..
  Her problem kendi içinde bir fırsat saklar.
  Ve problem, firsatın yanında cüce kalır.
 
 
  Öğrendim ki..
  Sevgiyi çabuk kaybediyorsun,
  pişmanlığın uzun yıllar sürüyor
 
 
Logged
mai_siah
Üye
**
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 178



« Yanıtla #51 : Nisan 01, 2010, 08:21:38 ÖÖ »

BİR AYRILIK BİR YOKSULLUK

Vara vara vardım ol kara taşa
Hasret ettin beni kavim kardaşa
Sebep ne gözden akan kanlı yaşa
Bir ayrılık bir yoksulluk bir ölüm

Nice sultanları tahttan indirdi
Nicesinin gül benzini soldurdu
Nicelerin gelmez yola gönderdi
Bir ayrılık bir yoksulluk bir ölüm

Karac'oğlan der ki kondum göçülmez
Acıdır ecel şerbeti içilmez
Üç derdim var birbirinden seçilmez
Bir ayrılık bir yoksulluk bir ölüm

Karacaoğlan

Logged
Filiz
Yeni Üye
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 93



« Yanıtla #52 : Nisan 17, 2010, 07:03:36 ÖÖ »

SEN YOKSUN

Sen yoksun

deniz yok

yıldızlar arkadaşım

ya bu gece harika bir şeyler olsun

yahut bir bomba gibi

infilak edecek başım.



Ağzımda eski mısralar uzanıp kalmışım

İstanbul minareler odamda gibi

gökyüzü temiz ve parlak

işte kol kola girmiş en mesut günlerimiz

muhalif bir rüzgâr karşı sahilden.



Fosforlu ışıklarıyla gökyüzü bir deniz

havada kanat sesleri

ve çılgın kokular.



Deniz yok

yıldızlar uzaklaşıyor

ben yine yalnız kalıyorum

İstanbul minareler kaybolmuş

SEN YOKSUN.

atilla ilhan
Logged
M.Ali Özdemir
Administrator
*****
Offline Offline

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 1499



WWW
« Yanıtla #53 : Haziran 18, 2010, 08:48:48 ÖS »

SANAT           
 

Yalnız senin gezdiğin bahçede açmaz çiçek,

Bizim diyarımızda bin bir baharı saklar!

Kolumuzdan tutarak sen istersen bizi çek

İncinir düz caddede dağda gezen ayaklar

 

Sen kubbesinde ince bir mozaik ararda

Gezersin kırk asırlık mabedin içini

Bizi sarsar bir sülüs yazı görsek duvarda,

Bize heyecan verir bir parça yeşil çini

 

Sen raksına dalarken için titrer derinden

Çiçekli bir sahnede bir beyaz kelebeğin

Bizimde kalbimizi kımıldatır derinden

Toprağa diz vuruşu dağ gibi bir zeybeğin

 

Fırtınayı andıran orkestra sesleri

Bir ürperiş getirir senin sinirlerine,

Istırap çekenlerin acıklı nefesleri

Bizde geçer en yanık bir musiki yerine

 

Sen anlayan bir gözle süzersin uzun uzun

Yabancı bir şehirde bir kadın heykelini,

Biz duyarız en büyük zevkini ruhumuzun

Görünce bir köylünün kıvrılmayan belini...

 

Başka sanat bilmeyiz karşımızda dururken

Yazılmamış bir destan gibi Anadolumuz

Arkadaş, biz bu yolda türküler tuttururken

Sana uğurlar olsun... ayrılıyor yolumuz
Logged



"Bir gün, istiklâl ve cumhuriyeti müdafaa mecburiyetine düşersen, vazifeye atılmak için, içinde bulunacağın vaziyetin imkân ve şeraitini düşünmeyeceksin!
M.Ali Özdemir
Administrator
*****
Offline Offline

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 1499



WWW
« Yanıtla #54 : Temmuz 06, 2010, 09:58:27 ÖÖ »

 FAHRİYE ABLA

Hava keskin bir kömür kokusuyla dolar
Kapanırdı daha gün batmadan kapılar
Bu afyon ruhu gibi baygın mahalleden
Hayalimde tek çizgi bir sen kalmışsın sen!
Hülyasındaki geniş aydınlığa gülen
Gözlerin , dişlerin ve akpak gerdanınla
Ne güzel komşumuzdun sen fahriye abla

Eviniz kutu gibi küçücük bir evdi
Sarmaşıklarla balkonu örtük bir evdi
Güneşin batmasına yakın saatlerde
Yıkanırdı gölgesi kuytu bir derede
Yaz kış yeşil bir saksı ıtır pencerede
Bahçede akasyalar açardı baharla
Ne şirin komşumuzdun fahriye abla

Önce upuzun sonra kesik saçın vardı
Tenin buğdaysı , boyun bir başak kadardı
İçini gıcıklardı bütün erkeklerin
Altın bileziklerle dolu bileklerin
Açılırdı rüzgarda kısa eteklerin
Açık saçık şarkılar söylerdin en fazla
Ne çapkın komşumuzdun sen fahriye abla

Gönül verdin derlerdi o delikanlıya
En sonunda varmışsın bir erzincanlıya
Bilmem şimdi hala bu ilk kocandamısın
Hala dağları karlı erzincandamısın
Bırak geçmiş günleri gönlüm hatırlasın
Hatırada kalan şeyler değişmez zamanda
Ne vefalı komşumuzdun sen fahriye abla

 AHMET MUHİP DIRANAS
Logged



"Bir gün, istiklâl ve cumhuriyeti müdafaa mecburiyetine düşersen, vazifeye atılmak için, içinde bulunacağın vaziyetin imkân ve şeraitini düşünmeyeceksin!
Sayfa: 1 2 3 [4] Yazdır 
« önceki sonraki »
Gitmek istediğiniz yer:  


Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz

MySQL ile Güçlendirildi PHP ile Güçlendirildi Powered by SMF 1.1.10 | SMF © 2006, Simple Machines LLC XHTML 1.0 Geçerli! CSS Geçerli!